Eğer çocuğunuza henüz yeni Otizm teşhisi koyulduysa,
büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içindesiniz ve otistik çocuğunuzla
birlikte hayatınızın geri kalan kısmını nasıl geçireceğinizi, otizm ile yaşamaya
nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Zaman içinde, belki daha önce adını
bile duymadığınız otizm konusunda çok şey öğreneceksiniz.
Kendinizi suçlu hissetmeyin, eşinizi suçlamayın, otizm sizin ya da eşinizin
suçu değil…
Teşhis sonrası bir çok anne baba, otizme sebep olabileceğini varsaydıkları
bazı nedenlerden dolayı kendilerini ya da eşlerini suçlayabilirler. Ama aslında
siz yanlış hiç bir şey yapmadınız çünkü;
· Her yaşta, her kültür düzeyinde ve dünyanın her yerindeki insanların
otistik bir çocuğu olabilir. · Otizm henüz, çocuk anne karnındayken teşhis
edilemiyor.
· Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip
göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun
otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur.
Diğer otistik çocukların aileleri ile temas kurun
Bu sizin kendinizi yanlız ya da çaresiz hissetmemenize yardımcı olacak ve teşhis
sonrası ailenizde yaşanan İlk Şokun üstesinden daha çabuk gelmenizi sağlayacaktır.
Otizmi hemen kabullenin
Bunun sizin için ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Hiçbir anne baba, çocuğunun
zihinsel engelli olmasını istemez. Fakat unutmayın ki, şu anda çocuğunuzun
sizin kendisini kabullenmenize ve hemen ona yardımcı olmanıza ihtiyacı var.
Bunu ertelemeniz, sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Aksine, daha sonra
otizmi kabullenmek için kaybettiğiniz zaman için üzüntü duyabilirsiniz.
Vakit kaybetmeyin…
Otistik bir çocuğa , ne kadar erken yaşta teşhis koyulur ve dolayısı ile
ihtiyaçları olan özel eğitimi ne kadar çabuk almaya başlarlarsa, yaşam
becerilerine kavuşma şansları o kadar fazlalaşır. Bu nedenle, hemen bugün
harekete geçmeniz gerekiyor.
Otizmi tanımadan, çocuğunuzu tanıyamazsınız. Otizmin ne olduğunu, otistik bir çocuğun özelliklerini öğrenin. (Her türlü bilgi için derneğimizden yardım talep edebilirsiniz)
Otizmi gizlemeyin
Yakınlarınıza, komşularınıza, işyerinizdeki arkadaşlarınıza çocuğunuzun otistik
olduğunu söylemekten çekinmeyin. Aksine, onlara çocuğunuzun içinde bulunduğu
özel durumu ve onun özel ihtiyaçlarını, beklentilerini hemen anlatın. Bu
tutum, çevreniz ile olan sosyal ilişkilerinizdeki gereksiz çekingenliklerden sıyrılmanızı
sağlayacak ve ilişkilerinizi bu yeni yaşantınıza göre ayarlamanızda onların
size yardımcı olmasını sağlayacaktır.
Eğer hayatınızdaki bu gelişmeyi açıkladığınız zaman, bazı kişilerin size olan tutumlarının olumsuz yönde değişebileceğini düşünüp çekiniyorsanız, unutmayın ki, bu kişiler zaten hiç bir zaman sizin gerçek dostunuz değillerdir. Dolayısı ile ortada kaybedeceğiniz bir şey yoktur.
Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın
Toplum bireylerden oluşur. Normalde bu bireyler özürlü de olabilirler. Dolayısı
ile sizin çocuğunuz bu toplumun bir ferdidir. Çocuğunuzu toplumdan uzak tutmayın.
Onunla tıpkı diğer anne babalar gibi, parka gidin, oynayın, otobüse binin, dışarıda
yemek yiyin. Çocuğunuzun normal bir yaşama alışması ve öğrenmesi için buna
ihtiyacı var.
Eğer insanların tepkilerinden çekiniyorsanız… Sakın
çekinmeyin çünkü, bu toplumda yaşayan birisinin özürlü bir kişiden rahatsız
olduğunu belirtmesi ya da ima etmesi, içinde yaşadığı toplumu reddetmesi anlamına
gelir ki bu durum gerçekten toplumsal bir özürdür . Unutmayın ki bu
kişilerin de tarafınızdan eğitilmeye ihtiyaçları vardır. Bu sizin için
toplumsal bir görevdir.
Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın
Otistik bir çocuğun dünyayı algılama şekli, diğer çocuklardan farklı olduğu için şüphesiz sizden özel bir yaklaşım beklerler. (Bu konuda çocuğunuzun eğitmeni ya da danışmanınız size zaten yol gösterecektir).
Ancak bu arada gözardı etmemeniz gereken şey, çocuğunuza normal davranışlarınızı da göstermeyi ihmal etmemenizdir. Çocuğunuz otistik olsa da ona aferin deyip başını okşadığınızda ya da hayır deyip kızdığınızda, sizin tepkilerinizi algılayabilir. O konuşmasa da siz onunla konuşun, o oynamasa da siz onunla oynamaya çalışın. Hemen bugün olmasa bile, belki birkaç hafta, birkaç ay sonra ondan tepki alabilirsiniz. Eğer istemediğiniz bir şey yapıyorsa ona kızabilir, sevginizi göstermek istediğinizde ona güzel şeyler söyleyebilirsiniz. Kısaca ona normal davranın… O normalin ne olduğunu ancak böyle öğrenebilir.
Ilaç kullanımı ve diğer tedavi yöntemleri
Otizmi tedavi eden bir ilaç henüz yoktur. Ancak çocuğun
hiperaktivitesini azaltmaya yardımcı olan, algılamasını düzenleyen v.b. yan işlevler
için bazı ilaçlar kullanılmaktadır.
Doktorunuz tarafından size reçete ile verilmeyen hiç bir ilacı, tavsiye üzerine ya da kulaktan dolma bilgilerle kullanmayın.
Bu ilacın kullanımı önceden bazı testlerin ve tahlillerin yapılmasını gerektiriyorsa, bunları yaptırmadan ilacı kullanmayın.
Diyet uygulamaları
Otistik çoucukların sindirim sistemlerinin gluten, kazein gibi bazı maddeleri
sindiremedikleri ve bu maddeleri içeren gıdaları yediklerinde, otistik
belirtilerin arttığı bilimin şu anda üzerinde yoğun olarak çalıştığı bir diğer
hipotezdir .
· Bu hipoteze yönelik bir diyet uygulamaya kalkışmadan önce.
· Doktorunuza danışın
· Çocuğunuzun hangi gıdalara karşı intolare olduğunu ortaya çıkartan
testleri yaptırmadan bir diyete kalkışmayın (testler konusunda derneğimize danışabilirsiniz).
· Diyeti uygulayacağınız zaman bu diyeti mutlaka yetkili bir doktorun,
diyetisyenin hazırlaması gerekir. Siz kendinize göre diyet hazırlamayın.
ODER – Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneği
otizm.org