DİSLEKSİ
DİSLEKSİ
Kavramın bazı tanımları şöyledir.
Disleksi “zayıf veya yetersiz” anlamına gelen DYS ile “sözlü dil
ya da sözcükler” anlamlarını taşıyan LEXIA sözcüklerinin birleşmesinden
meydana gelmiştir.
10 yaşındaki bir çocuk, bu tanımlamayı açık saçık bir dille şu şekilde yapıyor.
“Tamam, düşünebiliyorum. Benim sorunum, kelimelerle. Kelimeleri unutuyor,
idare edemiyorum.”
Bu konuda daha biçimsel bir tanımlama Ortan Disleksi Derneği tarafından yapılmış
olup, Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından da benimsenerek onaylanmıştır.
Disleksi, birkaç farklı belirgin öğrenme yetersizliğinden biridir ve tek bir
sözcüğün anlamsal şifresinin ortaya çıkarılmasında karşılaşılan zorlukların
nitelendirdiği ve genellikle yeterli düzeyde olmayan sesletim süreci
becerilerini yansıtan, dile dayanan bünyesel veya yapısal bir kaynak bozukluğudur.
Anlamsal mesajın şifrelendirilmesine yönelik bu güçlerin gerek yaş, gerek
zihinsel, gerekse öğrenmeye dayalı diğer becerilere bağlı olarak sık sık
meydana gelmesi beklenmez; çünkü söz konusu beceriler, genel bir gelişimsel
bozukluk ya da duyulara bağlı zayıflığın bir sonucu değildir. Disleksi, sıklıkla;
okuma probleminin yanısıra, yazma ve imlâ konusunda ustalık kazanmadaki
belirgin sorunlar da dahil olmak üzere, dilin değişik biçimleriyle ilgili
olarak yaşanan, değişken bir takım zorluklarla kendini gösterir.
Bazı insanların, anadilini öğrenme konusunda, Allah vergisi bir yetenekleri
vardır. Bu kişiler, daha çocukluktan başlayarak ve neredeyse hiç zorlanmadan,
bir çaba sarfetmeden konuşur ve kendilerini ifade ederler. Aynı şekilde, düşüncelerini
gerek sözel, gerek yazılı olarak, açık ve seçik bir dille aktarırlar.
Bazılarımız, dörtte birimiz, belki de daha çoğumuza göre, bu dil öğrenme işi
fazlasıyla zordur. Hatta, o kadar zordur ki, bedensel gelişimde, okulda ya da işte
olsun, olayın akışı can sıkar. Zorluk, sorun yaratacak derecede rahatsız edici
ve kişinin diğer becerileri, okul ve ev faaliyetleri ile aynı çizgide değilse,
bu sayrılığı DISLEKSI veya “spesifik (kendine özgü) bir dil güçlüğü”
olarak adlandırıyoruz.
Disleksi, hareketi engelleyici bir rahatsızlık olsa da, geçicidir. Uygun bir eğitimle
üstesinden gelen olmuştur.
Disleksi’nin Belirtileri
Disleksi’yi nasıl anlarız? 10 yaşındaki bir çocuk şöyle diyor; “Tamam, düşünebiliyorum.
Benim sorunum kelimelerle. Kelimeleri unutuyor, idare edemiyorum”.
“Kelimeleri unutuyorum”. Bir disleksili gördüğü kelimeleri öğrenemez,
hatırlayamaz. Yani, okuma sorunu yaşar. Muhtemelen, gördüğü harfleri aklında
tutamıyordur; bu yüzden de, okurken onları çarpıtır. (Örneğin B’yi D olarak algılar)
Söyleyeceği şeyleri hatırlayamaz. “Hani, yazı yazarken kullandığımız şey
var ya…”, “Dün, yani yarın” lâflarını sık sık duyabilirsiniz.
“Kelimeleri idare edemiyorum” Kelimeler ağzından ya yanlış ya da yanlış
sırada çıkar: Spaghetti-basgetti, çabuk ol-ol çabuk gibi.
Harfleri söylerken ve yazarken idare etmek daha da güçtür. P’ler B olur:
Paspas-basbas, peçete-çepete, tenis-deniz, koyun-yosun, anane-anneanne gibi.
Genel olarak, hareketleri incelikten yoksun (sakar) olabildiği gibi, harikulâde
bir uyum da sergileyebilir. (Kalem tutmak hariç, yazısı düzensiz, çarpık
çurpuk, okunması zor olsun diye)
Matematikle sorunu vardır. Çünkü; o başka bir dildir; sayıları çok fazla akılda
tutma (hatırlama) ve idare (becerisi) ister.
Disleksi rahatsızlığı olan biri için organizasyon-yaşamı idare etmekte güçtür.
Eşyaları, ev ödevi için verilen direktifler, yön ve zaman kavramları sık sık
karıştırılabilir.
Nesiller boyunca, ailenin diğer bazı bireylerine de dilin zor geldiği oldukça
kuvvetli bir ihtimâldir.
Disleksi bir hastalık değildir; ancak, bir tür zihinsel beceri, hatırlama
yeteneğidir. Çoğunlukla da Tanrı vergisi bir zihin yeteneğidir.
Gelmiş geçmiş o kadar ünlü, yaratıcı ve üretken disleksili vardır ki… Ve Eğitilebilir
türden bir zihinsel yetenektir.



